• Duyuru

      Lida hapı ile güveli zayıflama.


  • Haber

  • Bağlantılar

Tüm Haberler
Kalp kırıklığı öldürüyor!

İsveçli bilim insanları yıllardır öne sürülen bir teoriyi kanıtladı... Yaşanan kalp kırıklıkları ve acılar kalbe ölümcül derecede zarar verebiliyor Yaşanan kalp kırıklıkları ve acılar kalbe ölümcül derecede zarar verebiliyor. ‘Kırık kalp teorisi’ üzerinde çalışan araştırmacılar derin üzüntünün kalp kaslarında fiziki olarak hasara yol açtığını ke

Haberi Oku - 2011-09-08 04:09:51

Tek testle teşhis

Bilim adamları, 14 ciddi hastalığı ortalama yüzde 90’lık doğruluk oranıyla teşhis etmeyi başardı. Alman bilim adamları, geliştirdikleri kan testiyle belirli moleküllere bakarak 14 ciddi hastalığı ortalama yüzde 90’lık doğruluk oranıyla teşhis etmeyi başardı. Sonuçları Nature Methods dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sadece kan tahliliyle aralarında multipl

Haberi Oku - 2011-09-07 06:31:48

Verem aşısında devrim

Bilim adamları, mevcut BCG aşısından daha etkili ve uzun süre koruma sağlayan verem aşısı geliştirilmesi yolunda önemli bir adım attı Nature Medicine dergisinde yayımlanan makaleye göre, fareler üzerinde yapılan deneylerde, genetik yapısı değiştirilen bir bakterinin tüberküloz mikrobunu vücuda girer girmez öldürdüğü görüldü. Araştırmayı yöneten, New York’taki Albert Einstein tıp fakültesinde görevli bilim adamı William Jacobs, mevcut BCG aşısıyla verem mikrobu "mycobacterium tuberculosis"in sadece büyümesinin yavaşlatılabildiğini, aşının koruyuculuk süresinin her zaman uzun olmadığını ve bazen ciddi yan etkiler görülebildiğini belirtti. Yeni aşıda ise mikrobun tamamen öldüğünü gördüklerini kaydeden Jacobs, "Daha uzun koruyuculuk özelliği ve bakteriyi öldüren bir bağışıklık; yıllardır bunun hayalini kuruyorduk" dedi. Bilim adamları araştırmalarında, tüberküloza neden olan mikroba yakın, ancak daha zararsız olan "mycobacterium smegmatis" bakterisindeki esx-3 genini çıkardı. Bu gen, bakterinin bağışıklık sistemi tarafından tanınmasını ve bunun sonucunda yok edilmesini engelliyor.

Haberi Oku - 2011-09-06 03:58:44

Zayıflık genlerdeymiş

Her şeyi yemesine rağmen kilo almadığını söyleyenlerin aslında bir yardımcısı olduğu ortaya çıktı İngiliz ve İsviçreli bilim insanlarının araştırmasına göre, kendi kendine çoğalan bazı genler, kilo almaya engel oluyor. ‘Genlerin anormal dozu’ adı verilen bu durum, kromozomların bazen kendiliğinden yok olmasına bazen de çoğalmasına yol açıyor.

Haberi Oku - 2011-09-06 03:58:13

Devlet kilo veremeyen 4 çocuğu aileden aldı!

Aile kendilerine verilen sürede çocuklarını zayıflatamadı... İskoçya’nın Dundee kentinde yaşayan 4 obez kardeş sosyal hizmetler tarafından ailelerinden alındı. 7 çocuklu çiftin sosyal hizmetler kurumuyla mücadelesi 2008 yılında oğullarından birinin “Babam başıma vurdu” şikâyetiyle başladı. Çocuk daha sonra başını radyatöre çarptığını itiraf etse de obez kardeşler denetime takıldı! Yetkililer anne ve babadan çocuklarını dans ya da spora gönderip zayıflatmasını istedi. Ancak çift kendilerine verilen sürede çocuklarını zayıflatmayı başaramadı. Bunun üzerine sosyal hizmetler 1, 5, 7 ve 11 yaşındaki çocukları aileden aldı. Çocuklar ya evlatlık verilecek ya da bundan sonraki hayatlarını koruyucu aile gözetiminde geçirecek. Aile ise karara isyan etti.

Haberi Oku - 2011-09-05 04:38:36

‘Uyanık’ beyin ameliyatında doktorla konuşan hasta var

Geçmişte beyinde hassas bölgelere çok yakın olan tümörler, gelişebilecek nörolojik hasar riskleri nedeniyle ameliyat edilemiyordu. Günümüzde, “uyanık kraniyotomi” adı verilen yöntemle bu tümörler çıkarılabiliyor. Beyindeki tümörün tam olarak çıkarılması, hem tümörün tekrarlama şansını azaltıyor, hem de kişinin ortalama yaşam süresini uzatıyor. “Uyanık kraniyotomi”nin ise beynin önemli bölgelerine yerleşen tümörlerin ve epilepsi cerrahisinde epileptik alanın çıkartılmasında güvenle kullanılan bir yöntem olduğu belirtiliyor. Beynin özel fonksiyonel alanlarında bulunan bir tümörün tam olarak çıkarılması, tümörün sınırlarını eksiksiz belirlemek mümkün olmadığı için, genel anestezi altındaki bir hastada ameliyat sonrası “nörolojik defisitler” (istenmeden ortaya çıkan felç vb. gibi) meydana gelmesine neden olabiliyor. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Hülya Bilgin, uyanık kraniyotomi ile tümörün çıkarılması sırasında, konuşma, görme ve kısa hafıza alanları ile el, kol ve bacak hareketlerini yaptıran liflerin beyindeki çıkış noktası olan motor korteksin tümörle olan komşuluğunu tam olarak belirlediklerini söylüyor. Böylece tümör dokusu çıkarılırken hastada istenmeden oluşabilecek nörolojik hasarlar engellenebiliyor. Türkiye’de 6 merkezde uygulanan yöntemin komplikasyon oranı ve enfeksiyon riskinin düşük, hasta memnuniyetinin ise yüksek olduğu belirtiliyor.

Haberi Oku - 2011-09-03 09:39:42

Lösemide "seri katil" umudu

Pennsylvania Üniversitesi’nden araştırmacılar lösemi yani kan kanserini başarılı şekilde tedavi ettiklerini açıkladı. Lösemi hastalarına genleri değiştirilmiş bağışıklık sistemi hücreleri enjekte ediliyor. Pennsylvania Üniversitesi Abramson Kanser Merkezi’nden uzmanlar son 20 yıldır kronik limfosit lösemi hastalarından alınan kan hücrelerini kanseri yok etmekte kullanmak için uğraşıyor. Tedavi kapsamında hastaların kanından alınan T hücreleri genetik olarak değiştirilip hastalara enjekte ediliyor. Genetik yapısı değiştirilen hücrelerin kanser hücrelerini izleyip yok etmede o kadar etkili olduğu görüldü ki uzmanlar bu hücrelere ‘seri katil’ adını taktı. Voice of America\’nın haberine göre, araştırmanın başyazarı Doktor Carl June, çok başarılı sonuç aldıklarını söylüyor: “Deneme aşaması en yüksek beklentilerimizin çok ötesinde başarı sağladı. Deneye katılan her üç hastada da tümöre karşı çok ciddi tepki görüldü. Üç hastada da çok sayıda lösemili hücre temizlendi.”

Haberi Oku - 2011-08-29 04:53:14

Oruçtan çıkar çıkmaz aşırı yemeyin

"Ramazan boyunca dinlenen midenizi, bayramda yormamak için sağlıklı beslenme düzenine devam" diyen Dr. Ayhan Tokgöz uyardı: "Ramazan boyunca dinlenen midenizi, bayramda yormamak için sağlıklı beslenme düzenine devam" diyen Dr. Ayhan Tokgöz uyardı: "Oruç sonrasında sağlığınızı ve kilonuzu korumak için yağlı, kızartma ve hamurlu gıdalar yemeyin" Ramazan Bayramı\’na sadece üç gün kaldı ve bir ay boyunca oruç tutanların rüyalarını da leziz bayram sofraları süslemeye başladı... Dr. Back-Up Medikal Danışmanı Dr. Ayhan Tokgöz ise "Oruçtan çıkar çıkmaz midenize yüklenmeyin" diyerek, sağlıklı ve keyifli bir bayram için şu önerilerde bulundu:

Haberi Oku - 2011-08-27 10:13:49

Limon kemoterapiden 10 bin kat daha güçlü

Araştırmalar, limonun kanser hücrelerini öldüren etken maddeleri sayesinde kemoterapiden 10 bin kat daha güçlü olduğunu ortaya koydu. Manavlarda tezgahları süsleyen, suyundan limonata yapılan ve hayatın daha birçok alanında kullanılan limonun, içinde bulunan etken maddeler sayesinde kanser için de en iyi tedavi yöntemi olduğu belirtildi. Dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden birinden edinilen bilgiye göre, 1970’ten beri 20’den fazla farklı laboratuvarda yapılan incelemede, limon ekstresinin 12 kanser tipinde kötü huylu hücreleri yok ettiği ortaya çıktı. Bu kanserler arasında kolon, göğüs, prostat, akciğer ve pankreas kanserlerinin de bulunduğu açıklandı. Öte yandan, limon kabuklarında bulunan ‘dlimonene’ adlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. Antidepresan etkisi de var

Haberi Oku - 2011-08-26 07:28:04

Hızlı yaşam şişmanlatıyor!

21. yüzyılın getirmiş olduğu ‘hızlı yaşam tarzı’ beslenme alışkanlıklarını da kötü yönde etkilemiştir. Zamanla yarışıyor olunması bazı öğünlerin hızlı ve çabuk bir şekilde geçiştirilmesine neden olmaktadır. Kalori değeri yüksek besinlerin çok kısa zamanda tüketilmesi, ‘fast food’ denilen beslenme biçimi şişmanlığa yol açan önemli bir etkendir. Öğün atlanması ve bir sonraki öğünde aşırı düzeyde yemek yenilmesi metabolizmayı ciddi bir şekilde kötü yönde etkilemektedir. Beslenme ile ilgili bir başka hata başkalarının hazırladıkları besinlerin daha fazla tüketilmesidir. Ev dışında hazırlanan besin maddelerinin içerik bakımından evde hazırlananlara göre şişmanlık için daha büyük bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir.

Haberi Oku - 2011-08-25 09:09:53

Sayfalar : 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 |
lida Hapı - Tüm hakları Saklıdır